Tunceli Valisi tarafından
ödüllendirilen ekibin başındaki
doktor Mahmut Yılmaz, haberi alır almaz tereddütsüz yola çıktıklarını söylüyor. Zifiri karanlıkta askerlere
müdahale ettiklerini söyleyen Yılmaz, "Yine haber gelse çekinmeden yine gideriz." diyor.
Türkiye, geçtiğimiz hafta Tun-celi'de dört evladını daha teröre
kurban verdi. 50 kişilik PKK'lı grubun Nazımiye ilçesine bağlı
Sarıyayla Jandarma Karakolu'na düzenlediği saldırıda 4 asker şehit
oldu, 2'si ağır 7 Mehmetçik de yaralandı. Yürekleri dağlayan saldırıyla
ilgili kamuoyunda sert tartışmalar yaşandı. Eldeki istihbarat
bilgilerine rağmen tedbir alınmaması ve takviye birliklerinin karakola
geç ulaştırılması eleştirilerin odak noktasıydı. Ancak gözlerden kaçan
çok önemli bir ayrıntı daha vardı. O da; bir binbaşıdan gelen
telefondan sonra gece saat 01.08 sularında her türlü zorluğa aldırmadan
yola koyulan ve umutların kesildiği iki yaralı askeri kurtaran kahraman
sağlık ekibinin başarısıydı. Ekibin başındaki isim Dr. Murat Yılmaz, o
gece karşılaştığı tabloyu şöyle özetliyor: "Yol şartları çok kötüydü.
Olay yerine 02.25'te vardık. Karakolda hiçbir ışık yanmıyordu.
Askerlerin ilk muayenelerini o zifiri karanlıkta, sis ortamında
yaptım." Tunceli'den karakola ulaşan diğer sağlık ekibindeki bir doktor
ise ambulans ışıkları sayesinde askerlerin tedavisini yaptıklarını
belirtiyor. Hemşire Türkân Saraç da, yaralı askerlere yardım ettikten
sonra bütün sıkıntıları unuttuklarını dile getiriyor.
Ekip, takviye kuvvetlerden saatlerce önce ulaşıp, karakolu
kahramanca savunarak yaralanan askerlere ilk müdahaleyi yaptı. İki ağır
yaralı askerin hayatını kurtaran sağlık ekibinin başındaki doktor
Mahmut Yılmaz, karakola 02.25'te vardıklarını söylüyor. Dr. Yılmaz,
karşılaştığı tabloyu şöyle özetliyor: "Ambulanstan iner inmez asker
arkadaşlar bizi karşıladı. Ancak görünen daha da travmatik bir durum
yaşanıyordu. İçeri girer girmez 4 yaralı olduğunu söylediler. Ben
zifiri karanlıkta, sis ortamında tek tek yaralı askerlerin ilk
muayenelerini yaptım. Hızlı bir şekilde hareket ettik, iki askerin ağır
yaralı olduğunu fark edince hemen ambulansa aldık. Daha hafif
yaralıları da öne alarak hareket ettik."
Karakola takviye kuvvetlerden önce ulaşan kahraman sağlık ekibi, 30
Nisan'ı 1 Mayıs'a bağlayan gece şunları yaşamış: Saldırının ardından
Nazımiye ilçesinde görev yapan bir binbaşı gece yarısı Mahmut Yılmaz'ı
aradı ve sağlık ekibine ihtiyaç olduğunu söyledi. Acı haber üzerine
hızlı bir şekilde hazırlıklarını tamamlayan sağlık ekibi, hava
şartlarına aldırmadan yola çıktı. Dr. Yılmaz bir taraftan da
Tunceli'deki 112 komuta merkezini arayarak durum hakkında bilgi verdi.
Ekipte bir doktor, bir hemşire, bir acil tıp teknisyeni, bir de
ambulans şoförü bulunuyordu. Ekip ilk önce yol üzerindeki Dereova
Karakolu'na uğradı. Yol güvenliği hakkında kaymakam ve karakol
komutanıyla görüşen ekip, 'olumlu' cevap alması üzerine yola devam
etti. Dr. Mahmut Yılmaz, bundan sonrasını şöyle anlatıyor: "Yol
şartları çok kötüydü. Olay yerine 02.25'te vardık. Karakolda hiçbir
ışık yanmıyordu. Askerlerin ilk muayenelerini o zifiri karanlıkta, sis
ortamında yaptım. Ağır yaralanan Erman Aydın adındaki askeri
battaniyeye sarmışlardı. Arkadaşları, bu askerden umutlarını
kesmişlerdi. Ambulansa koyduğumuz ağır yaralı askerlere nazaran daha
hafif yaralı olan iki askeri daha ambulansın ön tarafına alarak yola
çıktık. Askerlere daha kolay müdahale edebilmek için yolda
karşılaştığımız bir başka ambulansımıza, iki hafif yaralı askerimizi
aktardık.
Çekinmeden yine gideriz
Olay yerine gidip gitmeme konusunda önce küçük bir tereddüt
yaşadıklarını ancak gitmemek gibi bir lükslerinin olmadığını
bildiklerini söyleyen Dr. Yılmaz, "İki yıldır bölgede çalışıyorum.
Sarıyayla Karakolu'na geçen kış da hasta almaya gitmiştim. O
tedirginlikleri hep yaşadık. Bu son travmatik olayın şokunu hâlâ
üzerimizden atamadık. Üzerimize düşeni yapmaya çalıştık. Bir daha
olursa bir daha çekinmeden gideriz." şeklinde konuştu.
Hemşire Türkân Saraç, yol boyunca olumsuz hava şartları nedeniyle
sıkıntı yaşadıklarını, karakola vardıkları zaman ise karanlıkta
yaralılara askerlerin tuttuğu ışık yardımıyla müdahale ettiklerini
aktarıyor. Saraç, yaralı askerlere yardım ettikten sonra bütün
sıkıntıları unuttuklarını dile getiriyor. Kahraman ekipte yer alan Acil
Tıp Teknisyeni Yeliz Çakmak ise kendilerine gelen çağrıdan hemen sonra
sağlık ocağına geçtiğini ve burada Sarıyayla Jandarma Karakolu'na
yönelik saldırı olduğu bilgisini aldıktan sonra malzemelerini
hazırladıklarını ve seri bir şekilde olay yerine hareket ettiklerini
söylüyor. Karakola girdikleri zaman askerlerin panik halinde
olduklarını ve kötü olduklarını söyleyen Çakmak, yaralıları ilk
müdahalesini yaptıktan sonra ambulansa aldıklarını ve acil bir şekilde
hareket ettiklerini söylüyor. Ambulans şoförü Metin Çelik de yol
şartlarına rağmen bütün kabiliyetini kullanıp hızlı bir şekilde ekibi
karakola ulaştırdığını anlatıyor.
Validen kahraman ekibe takdirname
Tunceli Valisi Mustafa Taşkesen, Sarıyayla Jandarma Karakolu'na
teröristlerce düzenlenen saldırıda yaralanan askerlere ilk müdahaleyi
yapan 112 Acil Servis personeline ödül verdi. Taşkesen, yaralı
personele ilkyardımda bulunan 18 personeli makamında kabul ederek,
takdirname ve maaşla ödüllendirdi. Vali Taşkesen, 30 Nisan'da saat
22.45 sularında saldırıdan hemen sonra, ekibin olay yerine ulaşarak,
iki ağır yaralı askerin hayatını kurtardıklarını söyledi. Taşkesen,
"Korkusuzca gecenin karanlığına dalıp askerlerimizi kurtaran, ilk
sağlık müdahalesini yapan arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.'' dedi.
Ekibin olay yerine güvenliksiz gittikleri yönündeki söylentilere de
değinen Taşkesen, şunları belirtti: "Biz dağlarda gerekli tertibatımızı
almıştık. Tabii yaptıkları büyük bir fedakarlık ama bizim usulü
dahilinde güvenliğimiz etraftaki dağlarda mevcuttu. Bu bölgede, sürekli
mayın olabilir, uzaktan kumandalı bomba olabilir. Ama bir hastane
ambulansına bugüne kadar herhangi bir saldırı olmamış. 'Güvenlik
alınmadı' konusu doğru değil.'' Karakol komutanının telle boğularak
öldürüldüğü şeklindeki iddiaları da, "Komutanımız, aldığı üç kurşunla
şehit olmuştur. Bundan başkası yalandır, yanlıştır." diyerek yalanladı.
Elektrik ve telefon hatlarının kesilip kesilmediği konusunda da, "Bu
tür baskınlarda benzeri durumların yaşandığını ifade ederek, "Hatlar,
çatışma esnasında isabet eden kurşunlar ya da kasten kesilmiş
olabilir." diye konuştu.
Zaman






Memur % Kaç Zam Alacak?


ÇALA KALEM
