SES ManisaŞubesinden hastane birleştirmesine tepki.

SES ManisaŞubesinden hastane birleştirmesine tepki.

05 Mart 2010 Cuma 20:38

SES Manisa Şubesinden hastane birleştirmesine tepki.


     Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 26.10.2009 gün ve 40815 sayılı kararı ile Merkez Efendi Devlet Hastanesi, Doğumevi Hastanesi ve Moris Şinasi Milletlerarası Çocuk Hastaneleri idari kadroları tek başhekimlik altında birleştirilmiştir. Yerel kamuoyunda kimin başhekim olacağı üzerine yapılan tartışmalar dışında bu birleşmenin gerekçeleri neredeyse hiç tartışılmamış ve kimin başhekim olacağı belli olduktan sonra da konu kapatılmıştır.
       Bizler Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Manisa Şubesi olarak tartışmanın başladığı günden bu güne kadar yaşananları en ince ayrıntısına kadar izleyerek değerlendirmelerde bulunduk ve Manisa Kamuoyu şunu çok iyi bilmelidir ki "Bizler sağlık alanında atılan her adımın takipçisi ve öznesiyiz."
İnsan sağlığı söz konusu olduğunda insanlığın yararına atılacak her adımı sağlık çalışanları olarak destekler ve sahip çıkarız. Ancak bizler hastane birleştirme operasyonlarının altında Manisa halkının sağlığa ulaşmada yaşadığı sıkıntıları ortadan kaldırma iradesinin olmadığını biliyoruz. 
      Sağlık Bakanlığı Manisa’da da sağlık hizmetini ücretli hale getirmenin, yani sağlıkta özelleştirmenin son hazırlıklarını bu hastane birleştirmelerle yapmaktadır, farkındayız.
Bu son uygulamalarla sağlık paralı hala getirilmekte ve hastalarımızda sağlık kurumlarında müşteri gibi görülmektedir. SSGSS yasasının da geçirilmesiyle birlikte muayeneye gelen her hastamız katkı payı adı altında para ödemek zorunda bırakılmakta ve mağdur edilmektedir. 
       Son zamanlarda ise zaten sınırlı sayıda olan devlet hastane sayıları da çeşitli yöntemlerle azaltılmaya başlanmıştır. Hastane birleştirilmeleri vb. uygulamalar hiçbir açıklama yapılmadan ve sessizce hayata geçirilmiş, bu durum biz sağlık çalışanlarını ve hastanelerimizden sağlık hizmeti alan hastalarımızı da kaygılandırmaktadır.
Merkez Efendi Devlet Hastanesi eski adıyla Manisa SSK Hastanesi, SSK Sağlık Kurumlarının Sağlık Bakanlığına devri sırasında yani tam beş sene önce 207 yatak kapasitesine sahipken bu kapasite büyüyen nüfusa karşın kademeli olarak önce 174 e ardından 151 e düşürülerek birleştirme tamamlanmıştır. 
        Doğumevi ve Çocuk Hastaneleri ise neredeyse kuruldukları günden bu yana yatak sayısı olarak artmamış ancak o günlerden bu günlere özel hastane sayılarında ve yatak sayılarında sürekli bir artış gözlenmiştir. 
         Şöyleki: 2002 yılında Manisada 3 özel hastane varken bu gün bu sayı 5 e çıkmıştır. Yine aynı dönemde toplam özel hastane yatak sayısı 98 iken bu sayı % 76 artışla 173 e çıkarılmıştır.
          2002 yılında Manisa da kamuya ait yatak sayısı 2690 iken bu gün bu sayı % 11 artışla 3008 olmuştur. 
         Tek başına bu veriler bile “Sağlıkta reform”un yönelimini göstermesi açısından manidardır. Bir tarafta özel yatak sayılarında % 76 lık bir artış diğer yanda kamuda % 11 lik bir artış. 
          Manisa Nufüsü resmi verilerle % 20 artarken Kamu hastaneleri yatak sayılarının % 11 lik artışı sağlık hizmeti sunumunda En az % 10 bir küçülme olduğunu göstermektedir. Tüm bu yaşananlara rağmen kamuoyunda sağlıkta yatırım artışı olduğu izlenimi verilmesi ise son derece komiktir. 
          Bakanlık Hastane birleştirme formülasyonunda kaynakların daha rantabl kullanılması, sağlık hizmetlerinin etkin, kaliteli, verimli ve kolay erişilebilir olmasının hedeflendiği belirtilmekle birlikte, teoriyle pratik, bu birleşmeye paralellik göstermemektedir. Çünkü fizik mekânlar aynı, personel sayısı aynı, tıbbı teknoloji aynı olunca ne olacak da hizmetin kalitesi artacak ve Manisalı bundan memnun kalacak.
         Değerli Basın Mensupları sağlık hizmeti her geçen gün bir kaosa sürüklenmeye devam etmektedir. Sağlık alanında faaliyet gösteren bir sendika olarak, bu birleşmenin olumsuz yönlerini gördüğümüz için İdare Mahkemesine dava açmış bulunmaktayız.
Bu ülkenin çalışarak yaşamını sürdüren ve giderek daha fazla yoksullaşan insanlarına, emekçilerine sağlık hizmeti vermeye çalışan kurumları ya fiilen kapatarak ya da hizmet veremez hale getirirerek sağlık reform iddiası oratay konulmaya çalışılmaktadır. Bu süreç iki ucu keskin bir bıçak gibidir. Bir taraftan binlerce insan özel hastanelere doğru itilmekte, bu şekilde hem vatandaşın hemde kamu kaynaklarının özele aktarılması kotarılmaktadır. Diğer taraftan da devlet hastaneleri olarak hizmet veren sağlık kuruluşlarında fedakârca çalışan binlerce insan daha kötü koşullarda ve geleceğe dair hiçbir beklentisi olmadan çalışmaya mahkûm edilmek istenmektedir. Bu gün bu ülkedeki sağlık çalışanlarının genel durumu budur. Üstelik her geçen gün de bu durum daha da kötüye gitmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyururuz
 
                                                                 Yönetim Kurulu Adına
                                                      Zeynel Abidin KAPLAN
                                                              Şube Başkanı
Toplam 1 yorum yapılmıştır.
Abdullah Çağrı ELGÜN
YORUM
Hükümetin Hastanelerin Birleştirilmesi ve Çalışma Esasları ile İlgili Tasarıyı, bir kez daha gözden geçirmesi yerinde olacaktır; çünkü: Bu tasarının hem hatalı hem de faydalı tarafları mevcuttur. Önce hatalı taraflarında söz edelim: Böyle bir uygulama kapitalist devletlerdeki siteme uymakta ve insan hak ve özgürlüklerini hiçe saymaktadır. İnsanı düşünmeyen tek tek ferdin yararına olmayan insanın ve insanlığın menfaatlerine zara veren, her sistem her düşünce, yıkılmaya mahkûmdur. Müslüman bir ülke olan Türkiyenin, sadece kendi insanlarını değil, dünyadaki bütün insanları ve insanlığı korumak, kollamak, sağlığını ve sağlamlığını güvence altına almak gibi bir misyonu (inandığı din gereği) vardır; ve olmalıdır. Allahın adaletine kitabına, getirdiği kurallara uyanlardan da ancak bu beklenir. Kaldı ki bu kanunla insanlarımızın büyük bölümünün, sağlık yardımından ve hastanelerden yararlanamayacağı açıktır. İnandığı gibi yaşamak düsturunu elden bırakanlar; yaşadığı gibi inanmağa başlarlar. Bu tasarıyı getirmek isteyenler, inandığı gibi hareket etmiyor; (İslâmın hoş görü ve müşfikliğini elden bırakmış) her şeye para ve maddî getiri, gözüyle bakmaktadır. Bu ise İnanılan dine ve onun felsefî düşüncesine, mistizmine de aykırıdır.Bu tasarı bir devletin kendi vatandaşlarının sağlığı ve sağlığı ile ilgilenmeyi bir yük olarak kabul etmekte; ve devleti bu yükten kurtarmak gerektiğine inananların geliştirdiği bir tasarıdır. Bu anlayış, insan için, ülke vatandaşları için insafsızlıktır. Uygulanması ülke insanlarına, eziyet ve sıkıntı verecek bu tasarıyı uygulamak istemektedir. Bu görüşün devleti yükten kurtarmakla, vatandaşa daha iyi hizmet verme kaygısıyla, Müslümanlıkla, insan sağlığını ve sağlamlığını korumakla yakından ve uzaktan alâkası yoktur. Bilakis bu uygulama ile vatandaş hastanelerde daha çok rezil ve sefil olacaktır. Bu yasa ile vatandaşın sağlık güvencesi de ortadan kalkmış olacaktır. Parası olan hastaneye gitsin, parası olmayan ölsün demektir; halbuki Sağlam kafa, sağlam vucutta bulunur. Ülkeye sağlam ve gürbüz nesiller yetiştirmek, ülke insanlarının sağlıklı fikirler üretmesini sağlamak, geleceğe sağlıklı nesiller bırakmak sağlığı daha fazla güvence altına almak ile mümkündür. Bu ise devletin, başına geçen hükümetlerin, ASLî GÖREVLERİNDENDİR. Getirilmeye çalışılan sistemde, sağlığı güvence altına almak yerine, parası olanın hastalıktan kurtulması, sağlıksız olanlarla, hasta olabileceklerin, fakirlerin ölmesi hedef alınmış görülüyor. Hükümetin getirmek istediği bu sistem, bir bütün olarak ele alındığında kişi menfaatine, insan hak ve hürriyetlerine, anayasaya da aykırıdır. Bir veya birkaç ildeki hastaneler birleştirilerek oluşturulacak birlikler il genel meclisi, vali, bakanlık ile il ticaret sanayi odasının belirleyeceği hukukçu, muhasebeci, tıp mezunu ve işletmeciden oluşacak yönetim kurulu, hastaneleri ticarethane gibi yöneteceklerdir. Bu görüş tücarın kâr etme zihniyetiyle aynıdır. İnsanı sağlığını iyileştirmek düşüncesini hedef alınmamıştır. Tasarı, bu görüşle meclisten geçerse, insanımıza zarar verecektir. İnsanlarımızı katagorilere ayırmak, sınıflara bölmek, paralı parasız; zengin fakir gibi ayırımlar. Kapitalist ve Kominist sistemlerde olmaktadır. Bu sistemler ise zararlıdır.Sistemin Faydalı Tarafları:Gerçeği söylemek gerekirse iyi işleyen bir devletin işletemediği bir sistem yoktur. Devletin işletemediği bir sitemi şahısların ve başka işletmelerin çalıştırabilmesi fikrine hiç katılamam; fakat Osmanlının çöküş zamanlarından başlayarak zaman zaman hükümetlerin izlediği yanlış politikalar SİSTEMİ TIKAMIŞTIR. Adam kayırma, torpil, iltimas, adama göre iş, hakkı olmadığı halde birden bire müsteşar genel müdür devletin tek bir kadrosuna en az iki, üç, dört kişinin birden atanması (modern devlet soygunculuğu). Bu kadroda aynı şekilde genel müdürlük, müşteşarlık beklentisi içerisinde, yıllarını devlete adamış küskünlerin varlığı. Yakınların bu kadrolara atanabilmesi için kadrolarından alınan klasik bürokratlar; veya başarılarına başarılar katarak, aldığı ödüllerle bulundukları yerden daha fazlasını hak etmiş olanlar varlığı. Bulundukları kadrolarda bir türlü bir üst göreve getirilmeyen gönlü ve kalbi kırık küskünler... Bu görevlerinden çeşitli bahanelerle alınanlar; bu kadrolardaki vekaletlik görevleri, idarî mahkemelerden haklı; veya haksız olarak dönenler; vekalet ve usülsüz, kadro kırallıklarının önü hiçbir hükümet döneminde alınamamıştır. Konu halledilememiştir. Sistem tıkalıdır. Bu sistem BELKİ bu tıkanıklığı giderebilecek bir tedavi olur. En azından denenebilir. Bir sitem içinde sözleşmeli çalışan şahıslar, performansına çalışma ve gayretine göre değer bulabilir, çalışma performansına göre fazlaca maddî kazanç elde edebilirlerse sistem işleklik kazanabilir. Çalıştırılacak kişilerin, belli bir kıstas içerisinde; ve bir komisyon kararı ile seçilmesi ve sözleşme usulü ile çalışacak olması da sisteme ciddiyet getirmektedir. Bu sistem, torpil, adam kayırma ve adama göre iş düşüncesini ortadan kaldıracaktır.SONUÇ OLARAK ŞUNLAR YAPILARAK SİSTEM İŞLETİLEBİLİR:1) İşletme belirlenen komisyonla ve profesyonel işletmecilik mantığıyla yürütülecektir.2) İnsan sağlığı ve sağlamlığı ilk şart olmak kaydıyla, hastalardan paralı olanların paralı, parasız olanlarınsa bizzat işletme eliyle (Vakıf gibi) muayesinin ve tedavilerinin yapılarak sağlığa kavuşturulması esas alınacaktır. 3) Hastalardan ve parası olmayanlardan hiçbir ad altında PARA ALINMAYACAKTIR.4) Bu hastaneleri Vakıflar işletecek; ve çalışanları da SÖZLEŞMELİ vakıf elemanı olarak çalıştırılacaktır.5) İşletme sistemi de BAĞIŞLAR, AİDATLAR ve PARALI HASTALARDAN ALINAN ÖDEMELER ile Maaş ve Ödemeler dengesinin yürütülmesi sağlanacaktır. 6) Sağlıkta kâr etme amacı güdenlerin özel TIP MERKEZLERİ ve ÖZEL HASTANELER kurarak bu hizmeti yürütmeleri sağlanacaktır. 7) HASTALARIN DOKTOR SEÇME, İTEDİĞİ HASTAHANEDE MUAYENE OLABİLME...vb. hakları her zaman saklı olmalıdır.A.Ç.E.

İlgili Başlıklar» Seydişehire yeni hastane.
» Devlet hastanesinin ekonomik anlayışı enayi anlayışı mı?
» Memur olmayan aile sağlığı elemanı alımına tepki.
» Erdoğan, 4/B kararnamesini hastanede imzaladı.
» Üniversite ile devlet hastanelerini karşılaştırmak doğru değil
» Sağlık Sen Ordu Şubesinden döner sermaye tepkisi
» Devlet ve üniversite hastaneleri işbirliği yapıyor
» Bu hastane hem Bakanlığın hem de üniversitenin!
» Bu hastaneye başhekim dayanmıyor!
» Yeşil kartlılar, özel hastanelerden yararlanabilecek
» SES üyeleri 112 acil'in çalışma şartlarını protesto etti
» Sağlık Bakanlığı, 900 hastane için merkezi randevu sistemini 2011'de başlatıyor
» Acil hasta tanımı hastanelerle vatandaşı karşı karşıya getiriyor
» İstanbul 112' lerdeki yeni uygulamaya tepki var!!
» Doktoru linç etmek için hastane bastılar
» Devlet hastaneleri modernleşiyor
» Sağlık Bakanlığı '6 hastane dolaşan çocuk' iddiası için soruşturma başlattı
» Akdağ: Acil ambulansıyla hastaneye giden hastadan kimse para isteyemez
» Üniversite hastanesine hemşire desteği
» Üniversite hastanelerinden Bakanlık hastanelerine atananlara harcırah verilmiyor
Konya-Antalya arası Hemşire ilanı
Kütahya-Afyon arası Hemşire ilanı
İstanbul-Kırıkkale arası Acil Tıp Teknisyeni ilanı
Ankara-Ankara arası Ebe ilanı
İstanbul-Manisa arası Hemşire ilanı
İstanbul-Manisa arası Hemşire ilanı
İstanbul-Konya arası Hemşire ilanı
Kastamonu-Gaziantep arası Ebe ilanı
İstanbul-İzmir arası ilanı
Tekirdağ-Gaziantep arası ilanı
Ordu-Van arası Hemşire ilanı
İstanbul-Manisa arası Ebe ilanı
İstanbul-İzmir arası Ebe ilanı
İzmir-Ordu arası Ebe ilanı
Batman-Adıyaman arası Hemşire ilanı
ALINTI YAZILAR


-3°
Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe



     Aktif Anket Yok...


Video Galeri
güncel haber resimleri

Tüm Galeriler
ANKARA
  • ADANA
  • ADIYAMAN
  • AFYON
  • AĞRI
  • AKSARAY
  • AMASYA
  • ANKARA
  • ANTALYA
  • ARDAHAN
  • ARTVİN
  • AYDIN
  • BALIKESİR
  • BARTIN
  • BATMAN
  • BAYBURT
  • BİLECİK
  • BİNGÖL
  • BİTLİS
  • BOLU
  • BURDUR
  • BURSA
  • ÇANAKKALE
  • ÇANKIRI
  • ÇORUM
  • DENİZLİ
  • DİYARBAKIR
  • DÜZCE
  • EDİRNE
  • ELAZIĞ
  • ERZİNCAN
  • ERZURUM
  • ESKİŞEHİR
  • GAZİANTEP
  • GİRESUN
  • GÜMÜŞHANE
  • HAKKARİ
  • HATAY
  • IĞDIR
  • ISPARTA
  • İÇEL
  • İSTANBUL
  • İZMİR
  • KAHRAMANMARAŞ
  • KARABÜK
  • KARAMAN
  • KARS
  • KASTAMONU
  • KAYSERİ
  • KIRIKKALE
  • KIRKLARELİ
  • KIRŞEHİR
  • KİLİS
  • KOCAELİ
  • KONYA
  • KÜTAHYA
  • MALATYA
  • MANİSA
  • MARDİN
  • MUĞLA
  • MUŞ
  • NEVŞEHİR
  • NİĞDE
  • ORDU
  • OSMANİYE
  • RİZE
  • SAKARYA
  • SAMSUN
  • SİİRT
  • SİNOP
  • SİVAS
  • ŞANLIURFA
  • ŞIRNAK
  • TEKİRDAĞ
  • TOKAT
  • TRABZON
  • TUNCELİ
  • UŞAK
  • VAN
  • YALOVA
  • YOZGAT
  • ZONGULDAK
Haber Arşivi  |   Künye  |   İletişim  |   Giriş sayfam yap  |   Sık Kullanılanlara Ekle  |   Sitene ekle  |  
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları saklıdır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz